Uçurumun kenarındasınız birlikte, ya kalacaksınız ya gidecek.

Zaman geçiyor,

O kalıyor,

sen düşüyorsun.

hemde düşüşünü izleyerek..

 
Anonymous: sonra sen kendi yolunu çizdinbenim ilkokulda resmim zayıftı, pek bir şey çizemedim bir işe girdim beşiktaşta bir eve taşındım, ve sigarayı bıraktım bulaşık makinam var,alttan iki dersim var,bir kitap projem var,

sence de çok açıklayıcı değil mi…

 
teamodiyemeyenkiz:

Ben senin en çok sesini sevdimBuğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibiÖnce aşka çağıran,sonra dinlendirenBana her zaman dost, her zaman sevgiliBen senin en çok ellerini sevdimBir pınar serinliğinde, küçücük ve ak pakNice güzellikler gördüm yeryüzündeEn güzeli bir sabah ellerinle uyanmakBen senin en çok gözlerini sevdimKâh çocukça mavi, kâh inadına yeşilAydınlıklar, esenlikler, mutluluklarHiç biri gözlerin kadar anlamlı değilBen senin en çok gülüşünü sevdimSevindiren, içimde umut çiçekleri açtıranUnutturur bana birden acıları, güçlükleriDünyam aydınlanır sen güldüğün zamanBen senin en çok davranışlarını sevdimGüçsüze merhametini, zalime direnişiniHaksızlıklar, zorbalıklar karşısındaVahşi ve mağrur bir dişi kaplan kesilişiniBen senin en çok sevgi dolu yüreğini sevdimTüm çocuklara kanat geren anneliğiniNice sevgilerin bir pula satıldığı bir dünyadaSensin, her şeyin üstünde tutan sevdiğiniBen senin en çok bana yansımanı sevdimBende yeniden var olmanı, benimle bütünleşmeniMertliğini, yalansızlığını, dupduruluğunu sevdimBen seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni…Ümit Yaşar Oğuzcan

teamodiyemeyenkiz:

Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran,sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Bir pınar serinliğinde, küçücük ve ak pak
Nice güzellikler gördüm yeryüzünde
En güzeli bir sabah ellerinle uyanmak

Ben senin en çok gözlerini sevdim
Kâh çocukça mavi, kâh inadına yeşil
Aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar
Hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil

Ben senin en çok gülüşünü sevdim
Sevindiren, içimde umut çiçekleri açtıran
Unutturur bana birden acıları, güçlükleri
Dünyam aydınlanır sen güldüğün zaman

Ben senin en çok davranışlarını sevdim
Güçsüze merhametini, zalime direnişini
Haksızlıklar, zorbalıklar karşısında
Vahşi ve mağrur bir dişi kaplan kesilişini

Ben senin en çok sevgi dolu yüreğini sevdim
Tüm çocuklara kanat geren anneliğini
Nice sevgilerin bir pula satıldığı bir dünyada
Sensin, her şeyin üstünde tutan sevdiğini

Ben senin en çok bana yansımanı sevdim
Bende yeniden var olmanı, benimle bütünleşmeni
Mertliğini, yalansızlığını, dupduruluğunu sevdim
Ben seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni…

Ümit Yaşar Oğuzcan

 
Sonra her şey geçmedi. Sonra her şey geçmez kolayca.
Haydar Ergülen (via cemalimsureya)
 

"Güvenemiyorum artık ki bu yüzden duvarlarım var dedim,

yık, sen yıkamazsan göreceksin ben zamanla yaptıracağım dedi.

Hep aynı şeyler oluyor dedim,

bu sefer farklı dedi.

Her şey de bu cümle ile başlıyor zaten dedim,

herkes aynı değil, beni karıştırma dedi.

yıktık,

farklı olmadı,

herkes her zaman aynıydı.”

Hadi söz yalan olur da, göz yalan söyler mi

be azizim?

 
Ne zaman umut eksem, ertesi gün tütün biçerim.
 
Anonymous: coğrafi olarak bostancıdan adalara giden vapurdaki bir insan sosyolojik olarak huzursuz olurmu?

Benim şu an ki ruh halimle huzursuzluğumun gitmesi için ancak bir Bolu-İstanbul otobüsü gerekiyor.. ama tabi

sonunun adaya varacağı her yol insanın yüzünde tatlı gülümse oluşturuyor. Huzur da o gülümsemeyle gelir,

fikrimce.

 

otisakaman:

"Kime sarılmak istesem kollarım yetmemiştir
Sabah 5’ten sonra evden çıkan kimse geri dönmemiştir
Abartmaya gerek yok bu sefer yalnızca üzgünüm
Önümde onca yokuş varken ben yine sana düzlüğüm.”

 

antikadam:

neremin ağrıdığını söylemeden, 
ağrıyan yanımdan öpen. 

nerdesin? 

 

antikadam:

Jülide Özçelik - Kimse Bilmez

”gül rengi şarap 
içilmez mi böyle günde?”

 

Bir şehirden ne kadar nefret edebilir bir insan?

Aldıklarının, verdiklerinden bin kat fazla olduğu bir şehir..

Aldıklarını geri versin, verdikleri ona kalsın dediğin bir şehir..

Hangi şehir ağlayarak uyumayı, ağlayarak uyanmayı öğretebilir bir insana?

Gün içinde umudu yaşatıp, dakikasında umutsuzluğa dönüştüren bir şehir..

Umudu geri versin, umutsuzluk sadece ona kalsın dediğin bir şehir..

 

bir ilkbahar sabahı
güneşle de uyanıyoruz ama,

gönüle yazık edip uçuyoruz sanamıyoruz.

 

ne kadar kalabalık, ne kadar ses

bir o kadar yalnızlık, bir o kadar sessizlik.

yarım kalanlarla günaydın.

gün - aydın.

 

cehennemindibindeki:

"Son çırpınışımdın sen insanlar arasında, keşke yalnız bunun için sevseydim seni."

 

ismailabim:

onu düşününce bir kitabın sonuna gelmiş gibi oluyorum şeyhim.

 
theme by iemai